İsveç'te Neden Sokağa Çıkma Yasağı İlan Edilmiyor ?

Dünya'nın pek çok ülkesinde corona virüsüne karşı mücadelede vatandaşların hareket özgürlüğünü kısıtlayan önlemler getirilirken, İsveç'te hala bir karantina uygulamasına gidilmemesi bir çok ülke yayın kuruluşları ve yetkili makamları tarafından eleştirilmeye devam ediyor.

Ersin Arslan, 3 Mart (HİBYA) – Dünya'nın pek çok ülkesinde corona virüsüne karşı mücadelede vatandaşların hareket özgürlüğünü kısıtlayan önlemler getirilirken, İsveç'te hala bir karantina uygulamasına gidilmemesi bir çok ülke yayın kuruluşları ve yetkili makamları tarafından eleştirilmeye devam ediyor.

Hükümet ve Halk Sağlığı Kurumu tarafından, riskli grupların evlerinde kalmaları, zorunlu olmayan seyahat ve tatillerden kaçınmaları, 50'den fazla kişinin biraraya gelmemeleri gibi 'şiddetli tavsiyeler' yapılırken, restoranlar, ana okulları, temel eğitim okulları açık kalmaya devam ediyor.

Son olarak Stockholm'ün 81 yaşlı bakım evinden 29'unda corona vakasına rastlanması üzerine, yaşlı bakım evlerine yapılan ziyaretler yasaklandı.

Son olarak teyid edilmiş 5 bin 568 vaka, ve yüzde 5,5 gibi yüksek bir oranda 308 ölüm vakasına karşın özellikle vakaların yoğunlaştığı Başkent Stockholm gibi yerlerde sokağa çıkma yasağı uygulanmamasının önündeki en büyük engelin 'vatandaşların hareket özgürlüğünü' garanti altına alan İsveç Anayasası ve hükümet kuruluş mevzuatı görülüyor.

Hükümetin, vatandaşların özgürlüğünü garanti altına alan Anayasa'ya rağmen vatandaşların hareket özgürlüğünü kısıtlama yetkisi yok.

Bu durumda ''Madem neden Anayasa değiştirilmiyor? Sorusu akla gelebilir. Ancak İsveç Anayasası'nı değiştirmek sanıldığı kadar da kolay değil.

Vatandaşların özgürlüğünü garanti altına alan İsveç Anayasası'nın değiştirilebilmesi için, parlamentonun bu yönde iki defa karar alması ve iki karar arasında yeni seçim yapılmasını gerektiriyor.

Yani, parlamentoda bir anayasa değişikliği kararı alınsa bile, sonrasında seçime gidilmesi ve yeni oluşacak parlamentonun da aynı yönde bir karar alması gerekiyor. Böylece hızlı bir şekilde anayasaya aykırı bir değişiklik kararının alınmasının önüne geçilebilmesi amaçlanıyor.

Lund Üniversitesi kamu hukuku profesörü olan Titti Mattsson,İsveç televizyonu SVT' ye yaptığı değerlendirmede, İsveç yasalarına göre ülkede bir sokağa çıkma yasağının mümkün olmadığını belirterek ''Hükümet oluşumunu belirleyen kurallara göre ülkenin bir bölümünde hareket özgürlüğünü kısıtlamak, yada bir bölgeyi ziyaret etmeyi yasaklamak için özel bir mevzuatın olması gerekir. Ayrıca vatandaşların ikamet yerlerini terk etme haklarının , sınır dışına çıkmaların ve yazlık yerlerine gitmelerinin yasaklanması konusunda da bir yasak var.

''Sosyal olarak tehlikeli bir enfeksiyonun orada yayıldığına dair bir şüphe varsa, bazen bir alanı karantinaya alma olarak yanliş adlandırılan, belirli bir alanı tanımlamak da mümkündür.

''Bu nedenle, Enfeksiyon Koruma Yasası, bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için hareket özgürlüğünü kısıtlayabilir. Ancak, Enfeksiyon Koruma Yasası, bu alanların ne kadar büyük olmasına izin verilebileceği konusunda net değil.'' dedi.

Halk Sağlığı Kurumu'nun hukukçuları da Enfeksiyonları Koruma Yasası'na dayalı tedbirlerin olasılığını araştırdıklarında, bireyleri karantinaya alabilmelerinin yanı ancak , sadece bir ev, okul veya benzeri gibi daha küçük alanları karantinaya alabilecekleri sonucuna vardılar.

Halk Sağlığı Kurumu epidemoloğu Anders Tegnell de İsveç'in biraz daha yumuşak çizgisinin, hangi önlemlerin alındığında, sürdürülebilirliğine duyulan ihtiyaçtan kaynaklandığını belirterek ''Birkaç ay boyunca devam edebilecek bir şeyden bahsediyoruz ve insanların kaldıramayacağı şeyleri yapamazsınız '' diye konuştu.

İsveç için corona koşullarında da ana prensibi hala ''sorumluluk içinde özgürlük'' olmaya devam ediyor.

Yasal mevzuatın ötesinde, İsveç'in ''sorumluluk içinde özgürlük'' stratejisinin corona salgınını yenmede ne kadar etkili olacağını ise zaman gösterecek.


Hibya Haber Ajansı

3.5b
Okunma